Supernatural Turkey
Sitemize üye olun!!


Supernatural Turkey Fan Sitesi
 
AnasayfaRole Playing GameTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 MegMelis / MeloCan *

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: MegMelis / MeloCan *   Salı Eyl. 22, 2009 1:15 am


Adamın katlanmış krıışık boğazındaki kesikten fışkıran kanı adamın göğsüne dayadığı sunağın içine dolduruyordu. Sunağın yarısına kadar kan dolunca gırtladığı kesitiği adamı kendi haline bıraktı. Boğazından gömlediğine doğru hızla akan kanı durdurabilme ve can havliyle titreyen ellerini boğazına yapıştıran adamın elleri kana bulandı. Ne yazıkki son nefesini de verince eli yere doğru düştü. Sunağın içine doldurduğu kanı,üzerinde mumlar yanan masaya koydu. Mumların ateşi zayıf olduğundan sadece kendi etrafını aydınlatabiliyordu. Sönmüş bir kaç tane mumu üzerlerinde parmağını gezdirerek yaktı. Masanın destek aldığı duvarda kendi gölgesini görebiliyordu. Gözleri bi anda değişti. Masanın üzerindeki sunağın işaret parmağını sokarak hafifçe üstünden karıştırdı. Dudaklarının hareket edişinden birşeyler okuduğu belli oluyordu. Ayinin tamamlaması için son sözleri söyledi. Siyaha bürünmüş gözleri kapalıydı. Bu bi odaklanma tekniği gibiydi. Bir iki dakika sonra gözlerini yavaşça açtı. Babası ona birşeyler söylüyormuş gibiydi. Azazel'in söyledikleriin bir bir dinliyor,hafiften kafa salladığı bile oluyordu. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın köhne kulubesinde sesi duyuldu.

"Baba ,Winchester kardeşlerin izini buldum.Toledo'dan birkaç mil uzaklıkta otelde kalıyorlar. Fakat burada fazlasıyla avcı var. Peşime düşmüş bile olabilirler. Eğer öyleyse işlerimiz aksayabilir. "

Sözlerini bitirdi ve tekrar Azazel'i dinlemeye başladı. Babasının söylediklerinden yüzündeki zafer gülümesi büyüdü. Diğer avcıları oyalamaları için birkaç kişi gönderecekti. Bu da demek oluyor ki zafere giden yolda engeller kalkıyordu. Sunağın içinde hafifçe gezidrdiği iaşret parmağını durdurdu. Normalden biraz daha yoğunlaşmış olan kanın içine baktı. "Peki,efendim" diyerek sunağın içinden parmağını geri çıkardı. Kanlı parmağını emerek temizledi. Yanında şimdi gece yürüyenler olsaydı,kanını aldığı adamı ve sunağın içindeki kanı onlara ziyafet olarak sunardı.






Diğer avcıların oyalanması için gönderdiği iblislin yanına gitmemi ve onunla konuşmamı isteyen babamdan, kardeşlerimin bulunduğu yerin adresini aldım. Azazel yani babam o adresi sanki kulağıma fısıldamıştı. Bulunduğum viraneden ayrılmak için hazırlandım. Sandalyenin üzerine attığım kırmızı deri ceketini üzerine giydi. Ceketin içinde daha rahat olabilmek için kollarımı gerdirdim. Bir iblis de olsam rahata kavuşmak benim de hakkım olduğunu düşünüyordum. Hala boş viranenin içindeydim. Çıkış kapısına doğru yöneldim. Kapıya bir tekme attım. Ev yıkılacakmış gibi oldu. Virane zangır zangır sallanıyordu. Dışarıya çıkmıştım. Ne arkamda bıraktığım ölü adamı ne de yıkılacak evi düşünüyordum. Tek derim Winchester'ları bulup Colt'u almaktı. Viraneden uzaklaşmıştım. Viranenin bulunduğu yer şehir merkezinden sadece bi mil uzaklıktaydı. Yürüyordum. Diğer insanlara aldırış etmeden sert adımlarla ilerliyordum. Küçük gruplar halinde insan toplulukları görünüyordu. Aralarına karışmıştım. Onların aralarından sıyrılıp geçerken gitmem gereken dükkanı gördüm. Dükkandan kahve kokuları yükselirken kasa başındakinin kardeşlerimden biri olduğunu anladım.Gözlerini sadece benim göreğciem bir şekilde değiştirdi.Yanına doğru yanaştım. Bana bi müşteriymiş gibi davranıyordu.Beni bi masaya yönettim. Masaya oturunca dirseklerimi masaya dayadım ve destek aldım. Stesha ise bana fırsat vermeden kulağıma eğildi. Birşeyler fısıldadıktan sonra garson gibi birşeyler isteyip istemediğimi sordu.

"Kahve alabilir miyim "

dedim. Yüzüm gülüyordu.. Çünkü Stesha keyfimi yerine getirecek haberler vermişti. Dean ile Sam'in dün gece burada takıldıkları gibi...Stesha yanımdan ayrıldı. O gelene kadar yan masalarda oturan insaları süzüyordum. Ne kadar aciz yaratıklardı.Halbuki bizler daha güçlüydük ve saygı duyulacak olan yaratıklardık. Çünkü Lucifer gibi bi tanrıya sahiptik. Biraz sonra yanıma kahve ile geldi. Kahveyi masaya bıraktı bana gülümsedi ve içeriye geçti. Masanın üzerindeki büyük kahve fincanın sapından tutup,dudaklarımın arasına aldığım fincandaki kahveden bir yudum aldı. Sıcaktı ama dünyadaki hiç bir sıcaklık Cehennemdeki derin sıcaklığa benzemiyordu.

Hesabı alayım tatlım... Bir de şuradaki hanıma bir kahve daha verin bakalım... Benden olsun"

Stesha normal bi garson gibi çalışmaya devam ediyordu. Gözlerimi dikmiş olduğum bayanın yanına giden Stesha bir süre sonra mutfak bölümüne girdi. Ben hala yan masadaki bayana bakmaya devam ediyordum. Oldukça güzel görünüyordu. Kahverengi uçları kvıırcık olan saçları omuzlarından aşağıya doğru süzülüyor,ela gözleri bana birisini hatırlatıyordu.. Bu sima ona hiç tanıdık gelmiyordu. Ama kim olduğunu da söyleyemiyordu. Kızı birazcık daha inceledikten sonra Stesha elindeki tepsinin üzerine bir fincan kahve ile geldi. Karşıma oturdu. Tepsiyi masanın üzerine bıraktı ve kahve fincanını önüme koydu. Anlamıyordum. Ben kahve veya herhangi birşey istemediğim halde Stesha önüme bir kahve getirmişti. Ya dünyada kalmak ona yaramamıştı ya da bugün herşey beleşti ? Stesha şaşkın bir ifadeyle bakıyordum. Ne oluyor gibisinden elimi salladım. O da yan amsadan dercesine kaşlarını oynattı. Yüzümde gayet normal bi gülümseme oluştu. Kahveden bir yudum aldım. Kızın kim olduğunu hatırlar gibiydim. O da bizim kardeşlerimizdendi. Bizim kanımızdandı. Henüz altı aylıken babam sayesinde kanımızın tadına bakmıştı ve şimdi tekrar karşımdaydı. Kahveden yudumlarken kızın kalkıp gittiğini gördüm. Paraya ödeyip kız dükkandna ayrıldı. Ben istifimi hiç bozmadan devam ediyordum. Kahvem bitmişti. Kot pantolonumun cebinden paraları çıkarıp masanın üzerine bıraktım. Ne paranın az olduğunu ne de çok olduğunu umursamadım. Dışarıya çıktığımda kız ortalarda görünmüyordu. Arabasının içinde gördüm onu sonrada oratdan kayboldu. Kızı takip ettim. Boş bir eve girdi. Girdiği evi neredeyse yarım saat kadar ağaçların arkasından izledim. Sonra eve doğru ilerledim. Evin kapısını açarak içeriye girdim. Etrafta kimse görünmüyor.

" Davetsiz misafiriniz var !
 
diyerek güldüm. Ortam çok sessizdi. Sadece köşkün iniltisini dinliyordum ve bu çığlıklar arasından büyümüş biri için oldukça rahatsız ediciydi. Tıkırtıların geldiği odanın kapısına gözlerimi diktim. Yavaş adımlarla oda kapısına ilerledim ve parmaklarımla kapı kolunu kavradım. Kapı kolunu çevirmemle odaya girmem bi oldu. Hiç kimse yoktu. Oyuna mı gelmiştim yoksa hala ev sahibi misafirinden çekiniyor muydu ?


"Davetsiz misafire her seferinde yaparım bunu! Alışkanlık işte "

Saçımdan tutup tekme ve yumruk atmaya başladı.Canım yanmıyor değildi. Ama şimdi canınmın değil o sürtüğün işini bitirmek önemliydi. Karnıma attığı tekmelerden kendimi korumak için geri çekildim. Ama yere düşmüştüm. Hızlı bir hareketle ayağıya kalkarak üzerine doğru koşar adımlarla ilerledim. Avucumun içine sıktığım yumrumu harekete geçirmek istedim ve karnına sıkı bir tane yerleştirdim. Ona yumruk atmamla ağzından kanlar fışkırdı. Durumum ne ondan feci ne de daha güzeldi. Sadece yumruk atmakla kalmamıştım. Attığım yumruğu fırsat bilip omuzlarından tutup ayağımı hafif yükseltmemle karnına geçirdiğim tekmelerim haddi hesabı sayılmaz zoldu. En sonunda kafasını tutup dizime çarptım. Sonra sıkıca tutup ve evin duvarına attım. Tahtadan örülmüş duvarın öteki tarafına geçti. O ayağıya kalkma çabalarını sürdürürken bense dudağımın kenarından aşağıya doğru süzelen kanıbaş parmağımla temizleyip ağzıma götürdüm.

" Sen misafirlerini böyle mi karşılıyorsun güzelim. Bence biraz daha misafirperver olmalısın."

Canım acımasına rağmen sırıtıyordum. Lanet olası kız çetin cevize benziyordu. Ayağıya kalktığını gördüm. Bana tekrar saldırmaya başaldı. Yumruk atmaya başladığı yumruğunu tutup onu geri itmeyi başardım. Derin nefes alıyordum. Burnumda kanıyordu. Alnımdan akan terler karışıyordu. Elimin tersiyle burnumdaki kanı sildim. Tam anlamıyla silmiş değildim. Kan dudaklarımın üzerinde gölgesini bırakmıştı sanki. O sırada kız üzerime doğru yürüdü. Yumruklarını ve tekmelerini benden esirgemiyordu. Attğı yumrukla dengemi kaybetmiştim. Nefes almaya ihtiyacım olmasa bile nefes alıyordum. Bu kız beni yormuştu. Yutkundum. Bir iki dakika sonra konuşmaya başladım." İnsan kardeşine böyle mi davranır,KARDEŞİM (!) ? "dedim. Kelly'nin yüzüne baktığımda nefret ve intikamdan başka bi duygu hissedilmiyordu. Özelliklede Azazel'in kanını taşıyorsan nefretten başka hiçbir duyguyu güdemezdin.


Ben senin kardeşin değilim ! Olamam ! Sen iğrenç birisin ve ben... Bu güzelliğim doğuşumdan, çirkin bir duman değil içimdeki ruh ! "

"Babam ,sen henüz altı aylıkken ağzına damlattığı kanın tadına vardığından veri kardeşimizssin. Tıpkı diğerleri gibi,tıpkı bizim gibi bi ucubesin. "

Ona kardeşim diye hitap etmem sinirlerini zıplatmasına yetmişti. Şimdi daha hırslı bi şekilde vuruyordu. Kaşım patlamıştı ve yanıyordu. Karnıma attığı tekmeler canımı yakıyordu. Kendimi savunabilmek için bir kaç yumruk ona attım. Bi iki tanesi boşa çıksada,en son attığım yumruk ağır kara bi bulut gibi gözünün üzerine çöktü. O sinirleri beni duvara geçirdi. Bedenine girdiğim kızın tüm kaburga kemikleri kırılmış olmalıydı. Ayrıca kafamı duvara geçirmekle alnımın biryerlerinde delik açmış olacak ki sanki hava alıyordu. Alnımın sağ tarafından dur durak bilmeyen bi acı dolaşıyordu. Onun bedeninden çıkıp gitseydim yüzde yüz yerde kalacaktı ve b*k çukurunu boylayacaktı. Bense yeni,sağlam bir vücutta hayat bulacaktım.Ama ben girdiğim bu bedeni seviyordum. Duara geçtiğimde can havliyle kızın omuzlarından aşağıya dökülen kvıırcık saçlarından yakaladım. Elime doladığım saçları,kızın kafasıyla beraber duvara yapıştırdım. Neredeyse kızın saçları elimde kalacaktı. Duavar yapıştırdıktan sonra kızın karnına dirsek attım ve onu tekmelemeye başladım.. O da bana vuruyordu. Boşluğa attığı yumrukla onu benden birkaç metre öteye ittim. Kavgaya tutuştuğumuz bu boş evin artık bi viraneden farkı yoktu. Tahta parçaları,molozlar eve doluşmuştu resmen. Kıza saldırmak için üzerine doğru koştum. Birkaç adım attıktan sonra bir daha adım atamadığımı fark ettim. Kafamı yukarıya doğru kaldırdım. Küfür etmemek elde değildi. Bir sürü lanet okudum. Adım atamı engelleyen şey Devil's Trap'di. İşte şimdi b*ku yemiştim. Kızın neredeyse kapanmak üzere olan gözlerine baktım.

"Seni lanet olası sürtük ! Şeytan tuzağı kurdun demek ! "

Genelde şu 'sürtük' lafını böyle karşılamam ama benden daha sürtük birinin bunu bana söylüyor olması bir garip... Ben henüz kimseyle yatmamışken bir de... Seni kollarımı açarak bekleyeceğimi de düşünmüyordun heralde ha? Elbette şeytan tuzakları kurdum! Biliyor musun? Ben gerçekten bir ucubeyim! Ama sadece sizin için böyle oluyorum... Her neyse, zaten bu önemli değil artık. Biraz suya ihtiyacın var. Yüzün kir içinde! Şimdi söyle bana, bu sene iblis sayısı neden bu kadar arttı? Bir planınız mı var?"

"Evet, elbette bir planımız var. Ama malesef bizim takım da değilsin. "

Şeytan tuzağına hapis olmuştum. Bu da yetmezmiş gibi birde beni sanldalyeye bağlanmıştı. Düşnüüyorum da benim gibi yüce bir varlıkları g*t kadar yere hapis edilmemizi sağlayan ,gelişi güzel çizilmiş bi sembolden oluşması sinirime dokunuyordu. Bizden ademoğularından daha yüceydik. Bizler ateştik o ise toprak. Onlardan yüceyken,Lucifer gibi kusuruz bi babaya (tanrı)ya sahipken bize karşı koyan ademoğulları,saçma sapan şeytan tuzakları(onlara saçma desemde bizi durdurmayı başaran semboller) her seferinde isyan etmeme neden oluyordu. Sandalyenin kordonuna bağladığı kolarımı,bacaklarımı da sandalyenin ayaklarına bağlanması hepten hareket edememe neden olmuştu. Bu lanet sürtükten nefret ediyordum. Tam bi çetin ceviz çıkmıştı. Bana yaptıklarından sonra ona nefretim bin kat daha da arttı. Yzüme sertiği kutsal su benim türümdeki biri için asit gibiydi. Sanki her su serptiğinden benden bir parça gidiyor gibiydi. Bunu belli etmek istemedim. Polayana gibide kalamazadım. Yüzüm ekşisede istifmi bozmadım Kısa süre sonra haykırışa benzeyen bi kahkaha boş evin odalarında yankılandı. Şahsen karşımdaki böyle bi kahkaha atmış olsaydı küplere binerdim. Kahkalarımdan rahatsız olmuşa benzeyen kızın yüz ifadesini görünce bi kahkaha daha patlattım.

"Su ha ! Beni kutsal suyla mı haklamaya çalışıyorsun ? Beni kutsanmış (Ç)ağlayan suyada atsan bu beni öldürmez. Acı çekmemi istiyorsan hiç durma devam et !"













Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Salı Eyl. 22, 2009 1:16 am

Bundan daha fazlasını yapabilirim... Seni tatile de gönderebilirim. İpler benim elimde ve inan bana sürtük, şu an her şeyi yapabilirim."

"Hawai ? Miami ? Hangisine göndereceksin ? Dur tahmin edeyim. Çığlıkalrın yükseldiği,deri kokularını ciğerlerine doldurduğun bi yer;Cehennem ! Hadi durma yolla beni oraya "
 
Sandalyenin üzerinde onun beni evime geri göndermesini bekliyordum. Beni geri göndermeye niyetli olduğunu elinde defterle beraber oturduğum sanldalyenin yanına yaklaştığını görünce anladım. Gözlerimin içine bakarken bende onu süzüyordum. Sonunda nefret kusan,kan çanağına dönmüş gözlerimi onun gözlerine devirdim. Gözlerinin içine baktıkça derinlere dalıyor,geçmişte yaşanan olaylar gözümün önüne tekrar geliyordu. Kelly'i almaya geldiğimde bana engel olmak isteyen annesinin boynunu kırdığım an canlandı gözümde. Birden irkildim. "Exorcizamus te, omnis immundus spiritus, omnis satanica potestas, omnis incursio infernalis adversarii, omnis legio, omnis congregatio et secta diabolica." Kelly'nin dudakları arasından çıkan kelimeleri duyunca kulak zarım patlayacakmış gibi oldu. Soğuk soğuk terliyor,tüm hücrelerime kadar titiriyordum. Yüzüm rengi bi ölünün teni kadar soluk,genç bi vampirin ki kadar soğuktu. Kafam bi oraya bi buraya savruluyor buna engel olamıyordum. Bir süre sonra okumayı bıraktı. Okumak mı istemiyordu ? Bana acımış mıydı ? Hayır hayır hiç sanmıyorum. Elinde olsa beni bi kaşık suda boğacak (Ki bu zaten onun elinde) olan birde bana acıyacak mıydı ? Beni su da boğması elindeydi fakat bu bedenine girdiğim kıza zarar vermekten başka birşey olmazdı.

"Çok etkili okuyorum değil mi ? Her alanda böyleyimdir."

"Şunu söylemeyiliyim ki çok sıkıcısın. Beni geri yollamıyorsun. Eğer eğlenmek isityorsan sana bi arkadaşımın kartını verebilirim. En azından sen zevk alır bende adam akıllı işkence görürüm. Hani daha etkili okuyorum ya dedin ya aklıma geldi geldi. Anneni öldürdükten sonra ruhunu arkadaşıma vermek zorunda kalmıştım. Annenin çığlıklarını duyunca mest olmuştum. Sende duysaydın eminim kendinden geçerdin. İstersen annene yaptığıklarımızı sana da anlatayım aynılarını üzerimde uygularsın. Tabi bunları yaptığın zaman bizden yana bi farkın kalmaz. Gerçi hala bi farkın olduğun söylenemez ya neyse."

Tüm bunları Kelly'i çığrından çıkarmak için söylemiştim. Onu kudurtmak istiyordum. Başarılı da oluyordum. Sandalyeye bağlı olsam da birilerini çıldırtmayı becerebiliyordum.

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Flame
Kurucu&Administratör
Kurucu&Administratör
avatar

Başak Mesaj Sayısı : 666
Kayıt tarihi : 20/09/09
Yaş : 78

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Salı Eyl. 22, 2009 1:22 am

Oha süper Smile Ellerine sağlık Smile

_________________



the silent forces that secretly ignite my sins...
...Lütfen Forum Kurallarına Uyalım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://supernaturalturkeyy.yetkinforum.net
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Salı Eyl. 22, 2009 1:32 am

Çok sağol aslında bu online bi rp arkadaşın rp'sini koyamadım online olduğu için. Sağol Onur'm

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 6:27 pm

Karanlık çukurun derinliklerine kadar sürüklenmiş bir bedene anca nefret ve öfkeyle hareket eden bir ruh sahip olabilirdi. Temiz bir ruh asla cehennemden çıkmış bir bedene girmezdi. Kendini kirletmek istemez ve cesaret edemezdi. Çukurun en dibinden geliyordu. Kara bir duman...Acı çektirmek insanları insanlara kin tutmalarını sağlamak için geliyor. Sonunda özgür kalmıştı. Kendine bir genç diri bir beden arıyordu. Ölü bir beden de işini görürdü ama diriler daha dikkat çekici oluyordu ona göre. Sokağın sonundaki sarışın genç kızın ağzından içeriye duman olarak girdi. Kız neye uğradığını şaşırmış gibiydi. Tabi bu sadece bir iki saniye sürdü. Genç kızın bedeni artık onun kontrolündeydi. Neler yaptığını bilecek ama karşı koyamayaktı. Aldığı darbeler iblise değil kızın bedenine zarar verecekti. Artık sadece kendisi değil hayatını da çukura sürüklemesi gerekecekti. Çünkü attığı her adım hayatını dibe doğru çekecek sona gelince de dışarıya açılan kapı sonsuza dek kapanıcaktı. Salvation'da bir kilisenin önünde durdu. Sade görünüşte bir kiliseydi. Meryem ananın cama işlenmiş resimleri kuleleri süslüyordu. Kilisenin etraı çiceklerdirilmişti. Kilisenin kapısına yürüdü. Kapıyı açtı. Karşıda İsa'nın tablosu,raflarda ise kitap başlarında Meryem ana bibloları duruyordu. İsa'nın tablosuna karşı sandalyeye oturdu. Kafasını aşağıya eğdi. Bir iblis dua mı edecekti yani ? İblisin dua etmesini sonsuzluğa atılan bir taşın kendisine geri gelmesini beklemek gibiydi. Kendine doğru yaklaşan ayak sesleri duydu. Kafasını hafifçe kaldırdı. Yerlere kadar değen cübbesiyle peder yaklaşıyordu. Yaklaştı. Meg'e bakıyordu. Kafasını Peder'e doğru çevirdi.
"Çok günah işledim Peder. Hırsızlık yaptım. Adam öldürdüm,şehvet duydum. İsyan ettim. Tanrı beni bağışlayacak mı ? "" Tanrı affedicidir. Yapılan tüm günahları bağışlar."Demesiyle kafasını aşağıya doğru eğdi. Gözlerini değiştirdi. Tamamen siyah oldu gözleri. Kafasını tekrar kaldırdı ve pedere baktı. Peder kızı görünce çok şaşırdı. Çünkü ne olduğunu biliyordu. Fakat buraya nasıl girmişti diye düşünürken Meg konuşmaya başladı."Ya beni,beni bağışlar mı peder ? ""Buraya giremessin. Burası kutsal toprak. Tanrı'nın evi burası.""Giriyorum ama Peder. Tanrı'nın evi benimde evim. "Adam hızlıca aşağıdaki mahsene doğru kaçmaya başladı. Merdivenlerden aşağıya indi. Sonra bi kapı arkasına saklandı. Kapıyı kilitledi. Meg,Pederi takip ediyordu. Merdivenlerden yavaş yavaş indi. Adımları sakindi. Pederin sakladığı kapının önüne gelince. Kapıya sert bir tekme geçirdi. Kapı açılmıştı. Pedere baktı. Elinde gümüş bıçak vardı. "Peder ! Günahkar birine yardım etmeyerek sende günaha giriyorsun. Böylece benden bi farkın kalmıyor. "Elindeki bıçakla kendini korumaya çalışan Peder Meg'e doğru nişan aldı. Tutuyordu ama atmıyordu. Bıçak keskin ve parlaktı. Bakıldığından kendini bile görebilecek kadar parlaktı. Peder kurtulmak için hızlı bir şekilde Meg'e fırlattı. Bıçağın kulağının yanında yakaladı ve gülmeye başladı."Daha güçlü atmalısın Peder. Şimdi bana Winchester'ların yerini söyle. ""Winchester'lar mı ? Hayır söylemem. Öldürsen de söylemem. ""Sen bilirsin Peder. Öyleyse artık sana ihtiyacım kalmadı !"diyerek bıçakla yaklaştı ve boğazını kesti. Pederin boğazıdan aşağıya oluk oluk kan akıyordu. Peder birden yere yığıldı. Yüzü kan olmuştu. Yüzündeki kanları eliyle sildi. Dünyayı karanlığa ve kana bulamaya geliyordu.



Benden bir parça daha xD

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Flame
Kurucu&Administratör
Kurucu&Administratör
avatar

Başak Mesaj Sayısı : 666
Kayıt tarihi : 20/09/09
Yaş : 78

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 6:48 pm

süper her zamanki gibi Very Happy

_________________



the silent forces that secretly ignite my sins...
...Lütfen Forum Kurallarına Uyalım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://supernaturalturkeyy.yetkinforum.net
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 6:49 pm

Çok teşekkür edeirm Onur'm.

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jade
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Ikizler Mesaj Sayısı : 451
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 22
Nerden : Jensen'ın kaLbinden bierLerden :D

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 9:07 pm

Yazar oLsana Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 9:19 pm

Yazar olacak kadar iyi değilim. Yine de çok sağol hayatım.

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jade
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Ikizler Mesaj Sayısı : 451
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 22
Nerden : Jensen'ın kaLbinden bierLerden :D

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 9:35 pm

ne demek ((:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mrtzn
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 358
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 24
Nerden : Ankara

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 11:14 pm

bence yanılıyosun baya sürükleyiciydi ama pederin winchester'lar için kendini feda etmesi biraz ilginçti XD ilk yayınladığın biraz tanıdık geliyo sanki filimde yayınlanmış gibi XD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MeloCanım
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Kayıt tarihi : 20/09/09

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 11:25 pm

Evet çünkü karakterimi o sahne için canlandırmasını istedim ve yazdım. Zaten o bölümdede böyle bişi demişti Peder o yüzden. Çok teşekkür ederim.

_________________


Welcome to the hell mouth.
Hödükler & Gostlar girebilir !
Cehennme Günahsız girmek tehlikeli ve yasaktır !
Not:Damsız Girilmez !


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mrtzn
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 358
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 24
Nerden : Ankara

MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   Çarş. Eyl. 23, 2009 11:47 pm

mükemmeldi sonçte gerçekten çok tbrik ederim sen yaz bikaç tane daha
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: MegMelis / MeloCan *   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MegMelis / MeloCan *
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Supernatural Turkey  :: Supernatural Role Playing Game :: Supernatural RPG Eserleriniz-
Buraya geçin: