Supernatural Turkey
Sitemize üye olun!!


Supernatural Turkey Fan Sitesi
 
AnasayfaRole Playing GameTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bilinmeyen

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Bilinmeyen   Ptsi Ekim 12, 2009 10:48 pm

Konunun ilk mesajı :

Güneşin gülümsemediği karanlık bir güne merhaba dedim yine... Alışkanlık, uyuyor sanıp boş yatağına baktım. Beni bırakıp gittiğini çok zor kabulleniyordum. O benim tek dostum değil miydi? Beraber gülüp beraber ağladığım tek sevdiğim insan değil miydi? Nasıl olmuştu da beni bu kadar çabuk bırakmıştı?
.....Bir yandan anlamaya çalışıyordum hayatı, bir yandan unutmaya. Yavaş yavaş alışıyordum bu renksiz dünyaya, artık fazla düşünmüyor,ağlamıyordum. Tek yaptığım şey içimdeki küçük bir umutla bütün gün gezinmekti. Üzerimi giyinip kendimi dışarı attım. Hiç bir farklılık yoktu yine aynı yabancı ve somurtuk yüzler... Heralde yine şu umursamaz ve görünmez tavrımı takınmıştım ki kimse selam vermedi. Benimle konuşmadıklarına seviniyordum saçma sorularına yalan cevaplar vermek zorunda kalmıyordum.

Saatler geçip gitti, bulutlar bana yaklaştı ve artık zamanın geldiğini fısıldadı her gün olduğu gibi. Tabii bende her gün olduğu gibi yine onu dinledim,ne derse desin gerçek olmadığını bile bile...Sonunda susmuştu ama şimdi nerdeydim, belki de bu sefer onu dinlememeliydim... Kafam karışıktı ya da boştu. Konuşacak kimsem yoktu.Belki onu dinlemekten başka çarem yoktu...
İç sesimle konuşurken önümde garip bir gölge olduğunu hissettim. Ancak başımı kaldırdığımda artık çok geçti, kaybolmuştu bile... Tanrım,sanırım kafayı yiyordum. Elim boş o soğuk eve döndüm....

~~Beğendiyseniz devamını yazarım ~~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

YazarMesaj
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Ekim 26, 2009 7:00 am

hep süper Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Ekim 26, 2009 7:14 pm

Saolun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 01, 2009 6:11 pm

-5-

...Ses verandadan gelmişti. O yöne doğru giderken O'nu arkamda hissettim.Arkama dönüp bakmak istedim ama cesaret edemedim.Koşar adımlarla dışarı çıktım.Belki sadece rüzgardı. Korkağın teki olduğum için durumu abartıyor olabilirdim. Colorado'nun en çok yağış aldığı aydı Ağustos,bu yüzden yağmurun bardaktan boşalırcasına yağması beni şaşırtmadı. İçeri girdim ve beş dakika öncesine kadar burda yalnız olmadığımı düşündüm. Sanırım bu fikrimde yanılmıyordum. Yerde çirkin bir el yazısıyla yazılmış, küçük bir not duruyordu. Üzerinde "sonunun benimki gibi olmasını istemiyorsan umursamak zorundasın" yazıyordu. Bir şeyide anlaşılır yapsalar olmaz mıydı? 1.soru sen kimsin veya nesin? 2.soru şu yeni telefon sapığı ve bu notu bırakan kişi aslında aynı kişi olabilir mi? 3. soru aynı kişi değilseler bile aralarında bir bağlantı var mıdır? 4. soru eğer yoksa bunca saçmalık nasıl olurda beni bulurdu? Nasıl bu kadar aptal olabilirler, neler olduğunu anlamadan,istediklerini nasıl yapabilirdim ki? Tanrım,nasıl bu kadar çabuk ikna olmuştum?? Aptal bir kâğıt parçası ve bir telefon yüzünden hayatımı mahvetmeyecektim.Kararlıydım.
...Sabah olmuştu ve ben hâlâ uykusuzdum. Evden çıkmak için can atıyordum, bu yüzden işe erkenden gitmiştim. Almira, henüz gelmemişti. Ancak kapının anahtarını bana dün vermişti, bana nasıl güvenebilmişti? Yani bu kadar çabuk? Bu işte bir şey vardı, ama şüphelenmek için henüz çok erkendi. İçeri girdim, sandalyeleri masaların üstünden indirip,yerleştirdim. Bu dükkan gerçekten çok şirindi. Beyaz duvarları ve ona uyan mavi-beyaz zemini vardı. Masalar beyaz,sandalyeler maviydi. Dış cephesi tamamen beyaz,tabelada koyu mavi harflerle "
King Venture" yazıyordu.
...Radyoyu açtım,Goo Goo Dolls'un 93 yılında en popüler şarkılarından biri olan "We Are The Normal" çalıyordu. İronik bir durumdu yinede şarkıyı seviyordum.
"It's a beautiful day, I heard everybody say.The sun shines down for all of us...." ben şarkıya mırıldanırken Almira,gelmişti. Harika bir zamanlama,şarkının nakaratı çalıyordu:
"We are the normal.We live and we die! With no reason why." Daha birbirimize günaydın bile demeden şarkıyı söylüyorduk. Nakaratın bitmesiyle ikimizde birbirimize bakıp kahkahayı koyuverdik. Almira hâlâ şarkının etkisindeydi sanırım:
-Ah, Johnny Rzeznik... Bu adama bayılıyorum.
-Anlaşılıyor,diye cevap verdim.
Günlük sorular ve sıkıcı konuşmalar yaptık.
Burası Cherry Creek Lisesi öğrencileri tarafından çok sevilen bir fast-food dükkanıydı. Gün boyunca bir çok müşteri geldi.Müşteriler sadece öğrencilerden oluşmuyordu. Almira'nın birkaç arkadaşı her gün burada takılıyormuş.Arkadaşları bugünde gelmişti, ikisi bayan diğeri ise erkekti. Kadınlarda biri siyahtı,aynı zamanda Almira'nın en iyi arkadaşıydı.İsmi Grace'di.Diğer kadın hemen hemen benimle yaşıttı. Sevecen ve neşeli bir tipti.İsmiyse Kathy'di. Adamın adı Heath'dı. Hepsi çok iyi insanlardı. İşe girmek benim için gerçekten faydalı olmuştu,yavaş yavaş sosyal bir çevrem oluşuyordu. İlk iş günüm bitmek üzereydi saat 7 oluyordu ve bende birazdan eve gidecektim. Umarım evde bir sürprizle karşılaşmam diye düşündüm. Almira, arkadaşlarıyla erkenden çıkmıştı. Bende müşteriler gittikten sonra dükkanı kapatıp,çıktım. İşe motorumla gidip geliyordum, bu iyi hissetmemi sağlıyordu. Kısa sürede eve vardım, dolaptan bir bira çıkarıp verandaya çıktım. Sallanan sandalyeme oturup yıldızları izledim ve günün değerlendirmesini yaptım. O kadar da berbat bir gün sayılmazdı. Hatta diğer günlere göre mükemmeldi diyebilirdim. Birden aklıma telefon geldi ve bu keyfimin kaçmasına yetti.Gidip telefona baktım "Unknown" adlı "arkadaşım" beni 777 kere aramış,sadece 77 mesaj bırakmış ve 7 tane de sesli mesaj bırakmıştı. Takıntılı biriydi herhalde. Gizli hayranımın şanslı numarası 7'ymiş.
7 mi? Bu da gizli bir mesaj olabilir miydi? Hafızamı yokladım ve bunu nasıl fark edemeğimi şaşırarak kendime kızdım. 7 Şubat 'da anne ve babamı kaybetmiştim. 17 Nisan'da ağabeyimi ve 27 Eylül'de Onu... Hatta ben 7 Kasımda doğdum. 7 Ocak 1996'da arabamı aldım. 17 Mayıs'ta üniversiteden atıldım. Aklıma sadece bunlar geliyordu. Kim bilir bu uğursuz rakamın hayatımdaki yeri ne kadar büyüktü.Ve yarın 17 Ağustos!!! Tanrım,umarım yarın bir felakat olmaz... İçimde çok büyük bir sıkıntı oluştu ve aklıma Almira geldi. Sıra ona gelmişti ve benim yüzümden bir kişi daha ölecekti? Bunu önlemeyidim. Ama nasıl??
...Telefonum öttü.Arayan tabii ki "unknown" du. Bu sefer hiç kızmadan telefonu açtım.Şöyle diyordu:
"Sana yardım edeceğimi söylemiştim,ancak sen beni umursamadın. 9. bölge demiştim,hatırlıyor musun? Oraya git ve telefonumu bekle."
-
Hey,dur kapatma! 9. bölgede neresi?
Kahretsin, yine cevap vermedi,telefonu suratıma kapattı.Ona inanmak istemiyordum ama başka çaremde yoktu. 9. bölgeye gitmek için önce neresi olduğunu öğrenmeliydim. Dışarı çıktım ve 9. bölgeyi aramaya başladım. Colorado Bulvarı'ndan Castle Rock'a kadar gitmiştim. İşe yarar hiç bir şey bulamamıştım. Sinirden yerdeki taşlara vuruyordum. Taşları tekmelerken önümdeki gazetede bir haber vardı, haberde Denver'daki 9. Ave sokağı geçiyordu. Denver ile Castle Rock arasında en az 5 km vardır. Bana bir araba lazımdı. Çevreme bakındım, önümde duran bordo araba işime yarayabilirdi. Kapıyı yerden aldığım bir taş ve tokam sayesinde kolayca açtım. Küçükken ağabeyimden öğrendiğim bir yöntemle arabayı anahtarsız çalıştırdım. Ve hızla Denver'a doğru yol aldım. 3 saat içinde 9. Ave Sokağına geldim. Orada beni bekleyen tehlikeyi görünce ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Telefon çaldı, açtım:
-Sakin ol ve beni dinle! Almira şuan o evin içinde. Evin önündeki adamlara gözükmeden içeri girmek zorundasın.Eve girdiğin zaman seni arayacağım.
Söylemesi kolaydı, gecenin bir vakti eli silahlı adamları atlatıp birinin evine girmemi istiyordu. Ancak yapmak zorunda olduğumu biliyordum bu yüzden gizlice evin etrafını gözetledim. Arka tarafta kapı falan yoktu,önden girmem olanaksızdı. Arka taraf boştu,balkona tırmanabilirsem belki,içeri girerdim.Balkona doğru hızlı ve dikkatli bir şekilde yürüdüm. Boyum uzundu ama balkona çıkabilmem için yeterli değildi. Aniden rüzgar başladı ve resmen beni havaya kaldırdı.Parmaklarımın balkon demirlerine değmesine 2-3 cm kalmıştı. Kendimi zorladım ve sonunda parmaklıklara sıkıca tutunup kendimi yukarı çektim. Ve işte şimdi yukardaydım, bu nasıl olmuştu diye düşünmek için zamanım yoktu bu yüzden hafifçe kapıyı tıklattım. Almira TV izliyordu sesini çok vermişti,bu şekilde beni duyamazdı. Ben fazla ses çıkarırsam da yakalanırdım. Telefon tekrar çaldı ve "unknown" birazdan Almira'nın kapıyı açacağını söyledi. İçerden Almira'nın telefonu çaldı. Almira korkmuş bir sesle "Tamam,tamam" dedi ve hızla yanıma gelip kapıyı açtı.Şimdi evden çıkmalıydık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 01, 2009 8:45 pm

vee iştee yenii eserleriyleee rebeeeelllll_rockerrrrrr .... xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 12:24 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
burcay
Tam Üye
Tam Üye
avatar

Boğa Mesaj Sayısı : 173
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 1:48 am

[alkış]xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 4:43 am

şak şak şak D alkşşşş Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
dean_hry
Site Müdavimi
Site Müdavimi
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 1093
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 5:17 am

gerçekten şak şak.alkışların hepsi sana gelsin süpersin Wink)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 10:13 pm

Tşk ederimm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
dean_hry
Site Müdavimi
Site Müdavimi
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 1093
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 02, 2009 11:41 pm

önemli değil Wink)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
burcay
Tam Üye
Tam Üye
avatar

Boğa Mesaj Sayısı : 173
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 6:26 am

bn ayakta alkışlıorum xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 7:17 pm

Tşkler, devamını yazıyorum Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 8:13 pm

-6-

...Almira beni soru yağmuruna tutmuştu.Ancak ona açıklama yapacak vaktim yoktu. Odayı inceledim, koltuğun üzerindeki battaniye işimize yarayabilirdi. Battaniyeyi balkondan aşağı sarkıtıp indik. Hızla geldiğim yöne doğru koşmaya başladık. Ben çok hızlı koşuyordum ama Almira çok çabuk yoruluyor, beş dakikada bir duruyordu. Çaldığım bordo araba yerinde duruyordu. Sonunda arabaya bindik. Almira şok olmuş sürekli soruyordu, bense ona bir türlü odaklanamıyordum. Onu kurtarabildiğime seviniyordum ta ki siyah bir arabının tam arkamızda olduğunu görene kadar. Arabanın içindeki adamları görünce korkum ikiye katlandı. Hız sınırını çoktan aşmıştım. Onların kaliteli arabasının yanında hiç şansımız olmasa da olabildiğince hızlı gidiyordum. Yarım saattir peşimizdeydiler, izimizi kaybettirebilmek için dar sokaklara girip duruyordum ama kısa sürede bize yetişiyorlardı. Almira korkudan ölmek üzereydi, bir yandan onu sakinleştirmeye bir yandan da adamları atlatmaya çalışıyordum. Yağmurun etkisiyle yollar çok daha kaygandı bu da hızımı arttırıyordu.Yolun bir tarafı dükkanlarla doluydu, diğer tarafta ücretsiz otopark oduğunu hatırladım. Onlara çaktırmadan otoparka girebilirsek, kurtulurduk. Telefon çaldı ilk çalışında açtım:
-Otoparka girmeyi aklından bile geçirme! Bulunduğun yolda dümdüz ilerle!
Her zamanki gibi cevap vermemi beklemeden telefonu kapattı. Bende tabii ki dediğini yaptım. Adamlar hala peşimizdeydi ve gittikçe bize yaklaşıyordu. Yol git gide uzuyor ve genişliyor gibiydi. 2 km kadar aynı yolda ilerledik,yol yukarı doğru çıkmaya başlamıştı. Yolun sonunu göremiyordum,sadece gaza basıyor ve burdan bir an önce kurtulmayı diliyordum.Birden bire araba durdu. Almira çığlık çığlığa neler olduğunu soruyordu, keşke bu sorunun yanıtını bilseydim. Adamlar artık dibimizdeydi ve artık kaçış yoktu. Önümüz çıkmaz sokaktı! Evet, yapılabilcek her şeyi yapmıştım. Sona geldiğimizi anlamıştık. Almira hala ağlıyor, ölmek istemediğini söylüyordu. Oysa ben onunla aynı fikirde değildim. Yinede onu kurtarmaya çalışırken ölecektim.
Adamlar ağır ağır adımlarla iki saatlik kovalamaca sonucunda zafere ilerliyordu. İkisininde yüzünde sinsi bir gülümseme vardı. Birbirlerine çok benziyorlardı. İkiside siyah giyinmiş, aynı boydaydı. İkisininde kirli sakalı vardı. Ellerindeki silahları bırakmışlardı. Bu beni şaşırtımıştı. İkisinin elinde de bir sembol vardı. Mühürlenmiş gibiydi, daha çok yara izine benziyordu ama kasıtlı yapıldığı çok belli oluyordu.İkisini birbirinden ayıran tek özellik birinin gözünün kahverengi, diğerinin mavi olmasıydı. Neden hala beklediklerini anlamıyordum. Bizi sohbet etmek için takip etmediler ya! Artık Almira da konuşmuyordu, gözlerinden hala yaşlar akıyor, sanki gözleriyle lütfen bizi öldürmeyin diyordu. Ben hiç bir tepki vermeden sessizce ölümü bekliyordum,içimden lütfen çabuk ve acısız olsun diye geçirdim. Ama Almira için çok üzülüyordum hala onu kurtabilir miydim diye düşünüyordum. Sonra aklıma "Unknown" geldi, neden şimdi aramıyordu? Bizi tuzağa düşürmüştü. Belki o da bu adamların tarafındaydı. Kesinlikle,öyle olmalıydı. Yoksa neden bu yola girmemi söylesindi? Adamlar da susuyordu.Fırtına öncesi sessizlik diye buna denirdi. Adamlar bir şeyi bekler gibi ayaklarını aynı ritimle yere vuruyordu.Bir şeyi bekledikleri kesindi,ama ne olduğunu anlamak imkansızdı. Birden mavi gözlü olan adamın telefonu çaldı. Telefonu açtı 1 dakika 25 saniye boyunca karşı tarafı dinledi. Sonunda buz gibi ses tonuyla "Peki,efendim" dedi. Arayan "unknown" olmalıydı ve bizi öldürmelerini söylemişti. Telefonda konuşan adam kahverengi gözlü adama bir şeyler söyledi. Kahverengi gözlüye her ne söylediyse adam çok sevindi. Ve bize dönederek:
-Şanslı gününüzdesiniz,dedi.
Mavi gözlü adam onun kadar mutlu görünmüyordu. Bu garip bir durumdu. Ölmemiz birini üzüyor diğerini sevindiriyordu. Almira daha fazla dayanamadı:
-Bizi neyle öldüreceksiniz? dedi ağlamaklı bir sesle.
Mavi gözlü adam alaycı ses tonuyla:
-Neyle istersiniz,hanımefendi,dedi.
Almira hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı. Kahverengi gözlü "bu kadar yeter"dedi ve bizi zorla arabaya bindirdi. Doğru,bizi yolun ortasında öldürmezlerdi. Uygun bir yer bulup kafamızı uçurabilirler, sonrada bir denize yada çöplüğe atabilirlerdi. Nereye gittiğimizi hiç merak etmiyordum. Tek bildiğim neşeli hayatımın birazdan sonlacağıydı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
dean_hry
Site Müdavimi
Site Müdavimi
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 1093
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 9:32 pm

yaaa süpersin;).keşke bende böyle şeyler yazabilsem ama yetenek olmayınca naparsın:((
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 9:48 pm

Tşk ederim Smile Ama yetenek var demeyin ya gerçekten yeteneği olan arkadaşlara ayıp Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
dean_hry
Site Müdavimi
Site Müdavimi
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 1093
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 10:41 pm

bak şimdi burda mütevaziliğe hiç gerek yok Smile Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Paz Kas. 08, 2009 11:22 pm

evet bencede:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 16, 2009 2:35 am

-6-
....Uyandığımın farkındaydım ama hayatta olup olmadığımı bilmiyordum. Gözlerim açıktı sanırım, ancak her yer karanlıktı, tek görebildiğim sonsuz siyah bir boşluktu...En son neler olduğunu hatırlayamıyordum. Hafızamda sadece bir çift mavi göz vardı. Bu gözler öylesine düşmanca bakıyordu ki hiç hatırlamamayı diledim.
..Hareket etmeye çalışıyordum, ellerim ve bacaklarım uyuşmuştu ya da kramp girmişti. Hareket etmeye çalıştıkça vucüdumdaki ağrılar şiddetleniyordu. Uzun çabalarım sonucunda ayağa kalkmayı başardım. Bulunduğum yerin eni çok geniş, tavanı ise kafamdan 4-5 cm yüksekti. Adım attığımda çıkan seslerden zeminin parke olduğunuanladım.Sanki yerin altı boşmuş gibi tok bir ses çıkıyordu. Duvarlarda gayet normaldi, pürüzsüzdü. Yine de buranın bir ev olmadığna emindim, çünkü duvarlarda ne bir lamba anahtarı ne de yerde bir halı vardı. Bir süre daha odayı yokladım, garip olan tek şey buranın karanlık olmasıydı. Sonra etrafı dinlemeye başladım ancak duyduğum tek ses dışardaki rüzgar sesiydi. Rüzgarın sesini duyabiliyordum ama bu odada pencere yoktu. Rüzgar sesini duymam olanaksızdı. Duvar ne kadar ince olursa olsun rüzgarı duyamazdım. Gözlerim karanlığa iyice alıştı ve artık odadaki diğer kara lekeleride görebiliyordum. Yerden tavana kadar uzanan ince siyah bir çizgi vardı. Ellerimle yokladım ve sadece bir çizgi olduğundan emin oldum. Duvarlar zemine göre daha açık renkte gözüküyordu, demek ki duvarlar beyazdı. Tavanda büyük yuvarlak bir işaret vardı. Ancak onu görebilmem imkansızdı, şuan sadece bir gölgeydi benim için.
...Kaybolmak ve boşluğa düşmek sözcüklerinin asıl anlamını öğreniyordum. Fiziki anlamda boşlukta değildim elbette ama zihinsel olarak kesinlikle boşluktaydım. Kafamın içi bomboştu, hafızamı kaybetmemiştim, kim olduğumu nerden geldiğimi her şeyi biliyordum ama sanki hiç bir şey düşenemez ve yapamaz haldeydim. Ve son zamanlarda ne yaptığım hakkında hiç bir fikrim yoktu. Acaba ölmüş müydüm diye düşünmeden edemedim. Sonuçta ölümün nasıl bir şey olduğunu kimse bilemez, belki de burası cehennemdir... Aslında cehennemi her zaman bir yangın, bir çukur olarak tanımladılar, belki de sadece boşluktur cehennem... Hiç birşey hissetmemek, düşünecek hiç bir şey bulamamak ve kendi kendine kafayı sıyırmak, cehennemin oyunlarıdır, kim bilir? Diğer bir seçenek, eğer ölmediysem ben nerdeyim ve buraya nasıl geldim. Hala yaşıyorduysam buna verecek hiç bir cevabım ve ihtimallerim yoktu sadece sorular vardı... Ama her iki seçenekte de yapacak tek şeyim vardı o da beklemek. En nefret ettiğim ikinci şey. Birincisini tahmin etmeniz zor olmaz, tabii ki kendim! Kendimden nefret ediyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
dean_hry
Site Müdavimi
Site Müdavimi
avatar

Koç Mesaj Sayısı : 1093
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 24

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Ptsi Kas. 16, 2009 11:50 pm

oww tek nefeste okudum diyebilirim harikasın yaa Wink
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Salı Kas. 17, 2009 12:20 am

Teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
DD <3 JeNseN..
Moderatör
Moderatör
avatar

Balık Mesaj Sayısı : 2344
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 22
Nerden : AnKaRa..

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Çarş. Kas. 18, 2009 4:38 am

pff ya ben yokken çok yazmışsın ama yine de okudum Very Happy çoook süpersin canım ya

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Çarş. Kas. 18, 2009 4:44 am

hariiiiikasınnn arkadaşşımmm yaa.... Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
rebel_rocker
RPG Üye
RPG Üye
avatar

Yengeç Mesaj Sayısı : 67
Kayıt tarihi : 08/10/09
Yaş : 22
Nerden : Antalya

Kişi sayfası
RPG Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Çarş. Kas. 18, 2009 10:31 pm

Saolun arkadaşlar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
İbrahim_SN
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Oğlak Mesaj Sayısı : 1563
Kayıt tarihi : 23/09/09
Yaş : 26
Nerden : Çanakkale

Kişi sayfası
RPG Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Perş. Kas. 19, 2009 1:40 am

rica ederimmm:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
DD <3 JeNseN..
Moderatör
Moderatör
avatar

Balık Mesaj Sayısı : 2344
Kayıt tarihi : 22/09/09
Yaş : 22
Nerden : AnKaRa..

MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   Perş. Kas. 19, 2009 1:53 am

ben de Very Happy

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Bilinmeyen   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bilinmeyen
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Supernatural Turkey  :: Supernatural Role Playing Game :: Supernatural RPG Eserleriniz-
Buraya geçin: